Header Ads

Breaking News
recent

Güneri Tecer - "Odeon Yılları"


KAYIP YILDIZIN MUHTEŞEM DÖNÜŞÜ


Türk müziğinin kayıp yıldızlarından biriydi Güneri Tecer. Zamanında sevenlerinin, dinleyenlerinin mutlaka hafızalarının bir köşesinde, anılarında sesiyle, şarkılarıyla yer etmiş ama ne yazık ki o sesi ve şarkıları sadece plaklar üzerinde kalmış bir yıldız. İnternet ortamında plak meraklıları tarafından yüklenmiş birkaç şarkısı ve belli ki TRT arşivinden çıkıp gelmiş birkaç videosu dışında hakkında hiçbir şey bulunmayan, şarkıları plaklardan başka hiçbir formatta piyasada dolaşmayan bir ses sanatçısı.

Çocukluğumun siyah beyaz televizyon ekranında, söylediği en ağır alaturka şarkıda bile değişmeyen güleç yüz ifadesi nedeniyle seviyordum ben onu en çok. Büyüyüp de arşivciliği iş edindikten sonra, topladığım plaklarını dinledikçe çocukluğuma dair bana hatırlattıklarıyla o su gibi duru ve bir o kadar da hisli sesini de ne kadar sevdiğimi fark ettim.


1933 yılında Ankara’da doğar Güneri Tecer. 1957 yılında Ankara Radyosuna girer ve uzun yıllar radyo sanatçılığını devam ettirir. Zamanın radyo emisyonları bir çok ses sanatçısını meşhur etmiştir. Televizyonun henüz hayatımıza girmediği o günlerde, radyo başında yüzleri hiç bilinmeden, sadece sesleriyle şöhrete kavuşan, hayran kazananlar vardır. Güneri Tecer de kısa zamanda onlardan biri olur. Ardından gazino teklifleri gelir ve 1966 yılında ilk kez İstanbul gazinolarında sahneye çıkar.

Güneri Tecer radyoda olduğu kadar gazino sahnesinde de çok başarılı olur. Sesinin güzelliği ve alaturka bilgisi kadar, yakışıklılığıyla da özellikle gazinoların kadınlar matinelerinde aranılan yıldızlardan biridir artık.

Ankara’dan okul arkadaşı olan Tarık Dursun K. onun bir gazino programından yola çıkarak Milliyet gazetesine yazdığı yazıda Güneri Tecer’den şöyle bahseder:  “Plaklarının satışı yılın rekorunu kırıyor. Radyoda birinci sınıf sanatkâr. Üniversite eğitimli. Besteleri var. Bir gecede aldığı, en yüksek devlet memurunun maaşına eşit.”


Kısa sürede, o günlerin gazino jargonunda “baş altı” olarak tabir edilen statüye yükselir Güneri Tecer. Yani assolistin hemen öncesinde sahneye çıkan ve assolistten sonraki en yüksek yevmiyeyi alan solist olmuştur.

İlk plağı 1963 yılında yayımlanır. 1967 yılında Odeon Müzik’in alt markalarından biri olan Regal Plak’a transfer olur ve yetmişlerin başlarına dek devam bu süreçte hem çok satan, hem de çok beğenilen plaklara imza atar.

Yabancı şarkılara Türkçe söz yazılması modasının yeni başladığı o günlerde meşhur “Bang Bang” şarkısını Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı Türkçe sözlerle seslendirerek ilk aranjman denemesini yapar. Sonrasında plaklarında kimi zaman aranjman şarkılar ve popüler alaturka şarkıların pop düzenlemelerini de seslendirir. O günlerde bunu yapan birçok alaturkacı vardır. Yeni moda budur ama Güneri Tecer kadar başarı kazanan az sayıda isim olur. 


1977 yılında oğlunun adını verdiği “Tolga 1” 33’lüğü piyasaya sürülür. Ne var ki bu albümün ikincisi hiçbir zaman yayımlanmayacak ve bu onun son plağı olacaktır. 19 Ekim 1988 tarihinde, geçirdiği kalp krizi sonucu hayata veda eder.

Odeon’un uçsuz bucaksız arşivinde dolaşıp yeni projeler için kafa yorarken fark ettik ki Güneri Tecer diskografisinin büyük bir kısmı Odeon arşivinde saklı. Sonra Zeynep Göktürk’le birlikte azmettik, çalıştık, çabaladık ve  Tecer’in Odeon’dan yayımlanmış ne kadar kaydı varsa hepsini bir araya getirdik. Sonra içlerinden bir albüm dolusu şarkı seçtik. Tüm bunlar çok kolay olmadı ve umduğumuzdan uzun sürdü. Şu an bu satırları yazarken, albümün yayımlanmaya hazır hale gelebildiğine hâlâ inanamıyorum.


Bu albümle birlikte Güneri Tecer artık kayıp bir yıldız olmaktan çıkıp, alaturka ve popüler müzik tarihimizdeki yerini alacak. Onu bilenler, yıllar sonra yeniden dinlemenin keyfini yaşarken, hiç bilmeyenler de bu albüm sayesinde tanıyacak. Bize de böylesi bir yıldızın ışığını tekrar görebiliyor, sesini tekrar duyabiliyor olmanın hazzını yaşamak kalacak.

NİSAN 2012 

Hiç yorum yok:

Bu Blogda Ara

Blogger tarafından desteklenmektedir.